Osmanlıca Yazabiliyorum (Ağustos 2020)

Dergiyi takip edenler, yazmanın da zevkine ulaşıyorlar. Her ay ilerlediğinizi sizler de fark ediyorsunuz. Her işte olduğu
gibi, bu işte de bizzat kendimizin gayret göstermesi önemli olacaktır. Aşağıdaki metni Kur’an hattı ile yazınız. Aşağıdaki
kelimeler hem konuyu anlamaya hem de yazmaya yardımcı olacaktır. Onun için dikkatle okumanız önemlidir.

Dergâhın etrafında koyunlarını otlatan Rum çobanı gören Yahya Efendi, onu içeri aldırmış. “Gel bakalım
gel… Koyunlarını mı istersin, kendini mi? Yoksa ikisini birden mi, ne dersin?” demiş ve bir yere
oturtmuş. “Yağ, bal ve ekmek getirin” demesiyle, sofra kurulmuş, isteneler gelmiş. Yahya Efendi, Rum
Çobana: “Haydi bakalım, bismillah buyur, işte sana tereyağı, mumlu bal ve taze nan, ister yağa ban,
ister isen bala ban” demiş. Bu tatlı ortamdan sonra, çoban koyunlarına değil de kendine talib olmuş, o
gün, orada, o vesileyle Müslüman olduğu için adı Balaban kalmış.