İçtimaiyatta Garpçılık ve Bozgunculuk (Asri Aile-2)

Garpçılarımızın kadınlığımız hakkındaki tasvir ve tasavvurlarına bakılırsa on sene evveline kadar kadınlığın cahil, medeniyetsiz, umacı, hüsn-i tabiata gayr-i malik acibu’t-tabia bir mahlûk; yeni kadınlığın da mebuseliğe, nazırlığa kadar muhtelif meratib-i ikbale namzed müterakki ve mütekâmil insanlar olduğunu kabul etmek icap ediyor. Gerçi hanımlarımızın bulundukları yollarda şimdiden tebellür etmeğe başlayan kabiliyetlerini görüp de atiden memnûn ve müsterih olmamak mümkün değil… Cemiyetin esası ve ailenin temeli olan nisvanın her yerde olduğu gibi menfi cereyanlarda daima oyuncak ve alet vaziyetinde bulunması bir dereceye kadar kabil-i izah ise de dünyanın her tarafında sükût ve tereddiyat namıyla tevsim olunan bu halin terakki, teali, medeniyet-perverlik şeklinde gösterilmesine akıl erdiremiyoruz.

İngiliz etibbasından mister (Donald Clark) “Üçüncü Cinsin Tehlikeleri” unvanıyla ahiren neşrettiği bir makalede İngiltere’de bir kısım kadınların tabiatın kendisinden beklemediği vazaifi îfa için erkekleri aynen taklide çalıştıklarından ve bu halin devamı neticesinde vazaif-i cinsiyenin akamete mahkûm olacağı cihetle ne kadın ve ne de erkek olmayan bu üçüncü sınıf mahlûkların imparatorluk için bir tehlike teşkil ettiğini beyan ile diyor ki; “Bundan yüz sene sonra, dünyaya getirilecek çocukların ancak üçte biri tabii haldeki kadınlar tarafından doğurulacaktır. Mütebaki kısmı sun’i kuluçka aletleri vasıtasıyla yetiştirmek lazım gelecektir! O zaman kadınlarımız istedikleri gibi hoşlarına giden meşgalelerinde devam edebilirler. Fakat memleketimiz o zaman çoktan iflas yolunu tutmuş olacaktır.”

Bu içerik sadece 6 Aylık Online Abonelik ve 1 Yıllık Online Abonelik üyeler tarafından okunabilir.
Giriş yap Üye ol

Garpçılarımızın kadınlığımız hakkındaki tasvir ve tasavvurlarına bakılırsa on sene evveline kadar kadınlığın cahil, medeniyetsiz, umacı, hüsn-i tabiata gayr-i malik acibu’t-tabia bir mahlûk; yeni kadınlığın da mebuseliğe, nazırlığa kadar muhtelif meratib-i ikbale namzed müterakki ve mütekâmil insanlar olduğunu kabul etmek icap ediyor. Gerçi hanımlarımızın bulundukları yollarda şimdiden tebellür etmeğe başlayan kabiliyetlerini görüp de atiden memnûn ve müsterih olmamak mümkün değil… Cemiyetin esası ve ailenin temeli olan nisvanın her yerde olduğu gibi menfi cereyanlarda daima oyuncak ve alet vaziyetinde bulunması bir dereceye kadar kabil-i izah ise de dünyanın her tarafında sükût ve tereddiyat namıyla tevsim olunan bu halin terakki, teali, medeniyet-perverlik şeklinde gösterilmesine akıl erdiremiyoruz.

İngiliz etibbasından mister (Donald Clark) “Üçüncü Cinsin Tehlikeleri” unvanıyla ahiren neşrettiği bir makalede İngiltere’de bir kısım kadınların tabiatın kendisinden beklemediği vazaifi îfa için erkekleri aynen taklide çalıştıklarından ve bu halin devamı neticesinde vazaif-i cinsiyenin akamete mahkûm olacağı cihetle ne kadın ve ne de erkek olmayan bu üçüncü sınıf mahlûkların imparatorluk için bir tehlike teşkil ettiğini beyan ile diyor ki; “Bundan yüz sene sonra, dünyaya getirilecek çocukların ancak üçte biri tabii haldeki kadınlar tarafından doğurulacaktır. Mütebaki kısmı sun’i kuluçka aletleri vasıtasıyla yetiştirmek lazım gelecektir! O zaman kadınlarımız istedikleri gibi hoşlarına giden meşgalelerinde devam edebilirler. Fakat memleketimiz o zaman çoktan iflas yolunu tutmuş olacaktır.”

Bu içerik sadece 6 Aylık Online Abonelik ve 1 Yıllık Online Abonelik üyeler tarafından okunabilir.
Giriş yap Üye ol