Navarin Vakasının Esbab-ı Mucibesi

“Osmanlı donanması, 1821 yılında başlayan Yunan bağımsızlık hareketini bastırmak amacıyla Navarin’de bulunuyordu. Gerçekte Yunan bağımsızlık hareketini bastırmaya çalışan asıl kuvvetler Osmanlı kara kuvvetleriydi. Fakat her zaman olduğu gibi Osmanlı donanması kara harekâtına destek oluyor, asker ve silah sevkiyatı yapıyordu. Ancak onun bu işlevi de çok belirleyiciydi. Çünkü bu nakil işlemlerinin kuzeyden kara yoluyla yapılması, ulaşımın uzunluğu ve güvensizliği yüzünden çok zordu.

Napolyon’un Mısır’ı işgal etmesi üzerine İngilizlerle işbirliği yapan Osmanlılar Fransızları Doğu Akdeniz’den uzaklaştırmışlardı. Fransız tüccarlarının çekilmesinden kaynaklanan eksikliği Yunanlılar giderdi. Akdeniz’deki Yunan deniz ticareti gelişti. 1821’de Yunan ticaret filosu 600 gemiye, Yunanlıların yıllık ticaret hacimleri de 150.000 tona ulaşmıştı. Ege’deki korsanların büyük çoğunluğu Yunanlıydı. Bu nedenle 1821’de Yunanlılar Osmanlı yönetimine başkaldırdıklarında, Osmanlı Devleti Ege’de de denizden bir direnişle karşılaşmıştı.

Osmanlı ordusu bir yandan Mora Yarımadası’nda kara ordusu ile isyanları bastırırken, donanma ile de hem karaya asker ve silah çıkartıyor, hem denizde korsan harekâtını engellemeye yöneliyor hem de Yunan gemilerinin isyancılara silah ve cephane naklini önlemeye çalışıyordu. Navarin Baskını öncesindeki günlerde Osmanlılar ayrılıkçı Yunan hareketini önemli ölçüde etkisizleştirmiş durumdaydı.

Navarin baskını öncesinde, üç büyük devlet İngiltere, Fransa ve Rusya, Yunanistan’ın bağımsızlığı konusunda anlaşmışlardı. Hatta bu doğrultudaki önerilerini Osmanlı yöneticilerine açık olarak belirtmişlerdi. Üç ülkenin elçileri 11 Eylül 1827’de Reisülküttap (dışişleri bakanı) Mehmet Sait Pertev Efendi’ye, Ege Denizi’nde güvenliğin kalmadığını, Avrupa ticaretinin de bundan zarar gördüğünü, ayrı bir Yunan devletinin kurulmasıyla savaşa son verilmesinin gerekli olduğunu söylediler. Osmanlı yönetiminin üç büyük devletin önerilerine cevabı sert oldu ve büyük devletlerin bu soruna karışmamaları istendi.”[1]

Biz de konuyla ilgili 1309 tarihli (Y.EE, 39-9-1)’de kayıtlı Layihasını sizinle paylaşıyoruz.

Bu içerik sadece 6 Aylık Online Abonelik ve 1 Yıllık Online Abonelik üyeler tarafından okunabilir.
Giriş yap Üye ol