En Dehşetli Bir Beddua: Gezeteci Ol

Peyami Safa (Hikmet, No: 38, 25 Ramazan 1330)

Geçen gün, siyasetle müştagil bir dostumun yanına gitmiş idim. Bana şöyle diyordu: “Türlü felaketler gördüm, felaketlerle dolu romanlar yazdım, demek ki en müthiş felaketleri tahayyül ve icad ettim. Halbuki şimdi bütün bu felaketlerin daha bin kat müthişi içinde bulunuyorum. Tuhafı şu ki kendi elimle kendimi içine attığım bu felaketin bir felaket olduğunu bilmiyordum…

Bugün en büyük felaket siyasi mücadelata karışmakla beraber gazeteci olmak imiş!

Bir taraftan bütün cihan medeniyetin her günkü şuun ve efkarına vakıf olarak memleketi için bin tezgâhta bin türlü kâlây-ı hile ve ızrar dokunmakta olduğunu anlamak ve aynı zamanda bütün mütefekkirleri yekdiğeriyle mübadele-i tahkir ve şütum eylediğini görmek:

İşte bir siyasi ve gazetecinin her gün çekmeye mahkûm olduğu azab-ı azim!

Dostum böyle meraretli bir şekilde dertleşirken, odanın bir köşesinde oturanlar arasında birisi şöyle söylüyordu: “A birader, zurnanın sesi uzaktan tatlı gelir.”

Bu içerik sadece 6 Aylık Online Abonelik ve 1 Yıllık Online Abonelik üyeler tarafından okunabilir.
Giriş yap Üye ol

Peyami Safa (Hikmet, No: 38, 25 Ramazan 1330)

Geçen gün, siyasetle müştagil bir dostumun yanına gitmiş idim. Bana şöyle diyordu: “Türlü felaketler gördüm, felaketlerle dolu romanlar yazdım, demek ki en müthiş felaketleri tahayyül ve icad ettim. Halbuki şimdi bütün bu felaketlerin daha bin kat müthişi içinde bulunuyorum. Tuhafı şu ki kendi elimle kendimi içine attığım bu felaketin bir felaket olduğunu bilmiyordum…

Bugün en büyük felaket siyasi mücadelata karışmakla beraber gazeteci olmak imiş!

Bir taraftan bütün cihan medeniyetin her günkü şuun ve efkarına vakıf olarak memleketi için bin tezgâhta bin türlü kâlây-ı hile ve ızrar dokunmakta olduğunu anlamak ve aynı zamanda bütün mütefekkirleri yekdiğeriyle mübadele-i tahkir ve şütum eylediğini görmek:

İşte bir siyasi ve gazetecinin her gün çekmeye mahkûm olduğu azab-ı azim!

Dostum böyle meraretli bir şekilde dertleşirken, odanın bir köşesinde oturanlar arasında birisi şöyle söylüyordu: “A birader, zurnanın sesi uzaktan tatlı gelir.”

Bu içerik sadece 6 Aylık Online Abonelik ve 1 Yıllık Online Abonelik üyeler tarafından okunabilir.
Giriş yap Üye ol