İzdivaç – Tesettür

İzdivaç (evlilik)! Ne güzel, en manidar söz! Tabiatta kaffe-i mahlukat (yaratılmışların hepsi) zevi’l-hayat (hayat sahibi) beka-yı nesil ve cinse ancak bu kanun-ı umumiye riayetle muvaffak olagelmişlerdir. Bu bir çeşme-i nur-efşan-ı hayattır (hayatın nur saçan bir çeşmesidir) ki tekessür-i a’dad-ı nüfusa (nüfusun çoğalmasına) hizmetten başka nev’-i beni beşeri birçok seyyiattan (kötülüklerden) vikaye dahi eder (korur); pek çok heva-perest insanlar alem-i izdivaca girdiklerinde tebdil-i meslek etmişlerdir (gittikleri ‘kötü’ yolu değiştirmişlerdir). Dünyada kim vardır ki izdivacın maddi-manevi muhassenatını (güzelliklerini) takdirden aciz kalsın. İzdivaçtan maksat nefsin amal-i fasideye (bozuk işlerine) karşı taaffüfü (iffetli olma, sakınma), evlad u ıyalin levazım-ı maddiye ve maneviyesinin tedariki iştiğalat-ı meşrua (helal dairedeki meşguliyetler) ile beka-yı cinse hizmet gibi vezaif-i insaniyenin icrasıdır. İbn Mesud Hazretleri “On günlük ömrüm olsa yine evlenmek arzu ederdim” buyurmuşlardır.

Resul-i Ekrem (sav) Efendimiz “Nikah ediniz ki, ümmetim çoğalsın” buyurmuşlardır. Yine bir hadiste “Rızkınıza nikahla sa’y edin (çalışın)” buyurmuşlardır ki izdivaçta ne büyük niam (nimetler) ve füyüzat (feyizler) bulunduğu bununla da sabit olur. Diğer bir hadis-i şerifte buyruluştur ki “Cenab-ı Hak üç kimseye muavenet (yardım) eder: Biri cenke giden, diğeri

Bu içerik sadece 6 Aylık Online Abonelik ve 1 Yıllık Online Abonelik üyeler tarafından okunabilir.
Giriş yap Üye ol