Dün / Bugün

Dün, Orhan Gazi “Osmanlıya iki kıta üstünde hükmetmek yetmez. Zira i’la-yı kelimetullah azmi dünyaya sığmayacak kadar yüce bir azimdir. Selçuklunun varisi biz olduğumuz gibi Roma’nın varisi de biziz” diyordu.

Bugün bize düşen, aynı ruh, heyecan ve dava ile hareket edebilmektir. Ve bu hareketi sağlayacak dinamikleri kazanabilmektir.

Dün Cemil Meriç şu cümlelerle konuşuyordu: “İrfan, nefis terbiyesi, olgunluğa açılan kapı, amelle taçlanan ilim. Kültür, irfana göre katı ve fakir. İrfan, insanı insan yapan vasıfların bütünü, yani hem ilim, hem iman, hem de edep. Batı kültürün vatanı, Doğu irfanın vatanıdır. Ne Batı’yı tanıyoruz ne Doğu’yu; en az tanıdığımız ise kendimiz.”

Bugün irfan kim, kültür nerede? Aradan geçen zamanda, ne kaybettiğimizi ne de aradığımızı tam anlamıyla bulabilmiş değiliz gibi.

Ve yine dün Koca Sultan, Abdülhamid Han şöyle niyaz ediyordu Allah’a:

“Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!”

Ya bugün! Vatanımıza, canımıza, başımıza, başkanımıza, Allah için sa’y u gayret edenlere kastedenler, dün bütün dünyanın olanca vahşetleriyle Çanakkale’de canımıza kıydıkları insiyakla saldırmıyorlar mı? Ve bugün bize, bir taraftan huzur-u İlahide kemerbeste-i ubudiyet halini yaşarken, diğer taraftan bütün kuvvetimizle üzerimize düşen vazifeyi yapmak düşmüyor mu?

Bugünü bir nebze anlamak için, belge okuma bölümündeki dünden kalan belgeyi tekrar tekrar okuyalım. İngiliz ve avenesinin fitnesinin dünden bugüne nasıl devam ettiğini tekrar görelim. Görelim de kendimize gelelim.

Yok değilse bugün dünden daha kötü olacak. Çünkü yarını olmayacak.

MART SAYIMIZ
Bu Sayıyı Satın Al