Nerede Kalmıştık?

Merhaba Osmanlıca sevdalıları ve Osmanlıca Dergi müdavimleri!

Yeni bir eğitim sezonu başlıyor hayırlısıyla. Bu durum talebeleri ilgilendiren bir durum gibi gözükse de aslında hemen herkes bu duruma uyum sağlıyor ve dönem herkes için başlamış oluyor. Sıcak ve buna bağlı olarak tatlı yorucu geçen bir tatilin ardından çalışmaya başlamak ümid ederim çok zor olmaz.

Tatil dönemine girerken Osmanlıcadan tamamen kopmamak gereğini vurgulamış ve az da olsa devamdan taviz vermeyelim demiştik. Lisan nankördür derler, aşinalıkların kaybolmaması için devamlılık şart. Dergi de bu vazifeyi görme konusunda önemli olduğunu gördük. Küçük ve taşınabilir olmasıyla tatilde de yanımızdan ayrılmadı. Dolayısıyla Osmanlıcadan kopmadık, değil mi?

Evet, şimdi yeni bir dönem ve yeni bir durum var karşımızda. Eğitim hazırlıkları ile birlikte yavrularımız yeni eğitim dönemine başlayacaklar. Osmanlıca lise seviyesi okullarda seçmeli olması ve fotoğrafı düzgün okuyabilen kardeşlerimizin Osmanlıcayı seçmesiyle güzel ve örgün ve elbette geniş alana yayılmış bir Osmanlıca çalışması başlayacak okullarımızda.

Bakanlık ders materyalleri konusunda içerisinde bizim de bulunduğumuz bir ekiple çalışmalarını zaten tamamlamıştı. Bu konuda bir problem yok. Kim öğretecek konusunda da Bakanlık iki senedir çalışmalar yapıyor. Buna bağlı olarak bünyesindeki öğretmenlerin hizmet içi eğitiminde ciddi mesafe alındı. Yani eğitici kısmı da ciddi oranda çözülmüş gözüküyor.

Bundan sonra olması gereken, öğrencilerimizin ve velilerimizin konuya karşı ilgisi olacaktır. Elbette önemli diğer bir konu da okul yöneticilerinin bu konudaki tavrıdır. Ümidimiz o ki bu meseleye el birliğiyle çalışıp netice alırız.

Bakanlığın Hayrat Vakfı ile imzaladığı Osmanlıca protokolü 2014 senesinde genişletilmiş ve Avrupa da işin içerisine katılmıştı. Yani yaygın eğitim kısmında da bugüne kadar çok önemli çalışmalar yapıldı. Biriken tecrübe ve açılan alanla birlikte, vatandaşların da talebi üzerine burada da çalışmalar hızla devam edebilir durumda.

Bugüne kadar belki de en önemli durum Osmanlıca öğrenme çalışmaları üzerinde şekillendi. Osmanlıcanın kolay öğrenilebilir olduğu, yabancı bir lisan değil Türkçe olduğu, zorluğun sadece zor olduğu zannından ibaret olduğu yapılan çalışmalarla kendisini gösterdi. Türkiye’de bu anlamda normal olarak pek çok ilkler yaşandı. Bunlardan birisi de elinizde tuttuğunuz Osmanlıca Dergi.

Yapılan çalışmalar sadece basılı materyal üzerinde kalmayıp dijital ortamda da kendisini gösterdi. Ders videoları, mobil uygulamalar ve hatta Osmanlıca Dergi sosyal medya ekibinin takip ettiği hesaplar, adeta bir okula dönüştü. Yine dergimizin katkılarıyla Türkiye’de ülke genelinde yayın yapan bir gazetede Osmanlıca bir sayfa çıkarıldı.

Dergimizin katkılarıyla pek çok okul dergisi veya bilindik dergiler sayfalarında Osmanlıca metinlere yer verdiler ve yer vermeye devam ediyorlar. Hasılı bu dönemde de Osmanlıca konusunda alt yapı daha hazır olarak bizleri bekliyor. Bizlere düşen ve sormamız gereken sual ise: Nerede kalmıştık?

Sahi nerede kalmıştık? Buna herkes farklı cevaplar verecektir. Fakat kim nerede kaldıysa oradan devam da edecektir. Bütün mesele ileriyi geçmişle beraber tutabilmek için, her bir insanımızın Osmanlıca öğrenme konusunda göstereceği gayretten ibarettir.

Dergi olarak da sizleri yeni dönemde de farklı konular ve konuklarla/misafirlerle ağırlamaya devam edeceğiz.

Bekleriz Efendim!

EYLÜL SAYIMIZ
Bu Sayıyı Satın Al