Dünya Tarihi Osmanlı Tarihi Bilinmeden Yazılamaz

Osmanlıca öğrenmenin pek çok faydaları ve maslahatları olduğuna hepimiz hemfikirizdir. Fakat tarihçi yazar Kadir Mısıroğlu’nun ifade ettiği “zekâ yazısı” olmasını belki hiç gündem yapmamışızdır. Bazı kelimelerin yazılışı farklı okumaları beraberinde getirmesi, normalde bir zorluk gibi gözükse de, aslında kafa yormayı, hangi tarzda okunacağını siyak ve sibaktan çıkarmaya imkân tanıması, Osmanlıcanın zekâyı kullanmaya katkı sağladığını göstermektedir.

Evet, bu ay Kadir Mısıroğlu’nu mütehassıs köşemizde misafir ediyoruz. Bu alanda kafa yormuş, eser vermiş büyüklerimizin birikimi bize katkı sağlamakla birlikte, yön ve hız vermektedir. Ayrıca bu çalışmalar, onların dillerinden tarihe düşen notlar olarak dergimiz tarafından kayıt altına alınmaktadır.

Kıymetli okuyucularımız, Osmanlıca çalışmaları ülkemizde hız kesmeden devam etmektedir. Son zamanlarda modern tabiriyle değerler eğitimine en kolay ve mücerrep malzemeler üzerinden kapı aralayan Osmanlıca eserler, Osmanlıca okuyabilen siz kıymetli takipçilerimize büyük bir hazine sunmaktadır.

Osmanlıca anahtarı ile bu kapıdan giren insanımız, büyük bir medeniyet inşasının temellerinde yatan öz değerlere ulaşmakta, modernite ile tersten gemi yüzdürmeye çalışanlara nispetle birkaç adım önde gitmektedirler.

Nereye bakacağını bilmek şartıyla, bazen atılacak bir adım çok ve güzel neticeleri kolayca elde etmeye imkan tanımaktadır. Osmanlıca öğrenmek de bunların önde gelenlerindendir. Bundan dolayıdır ki bu alanda yapılan çalışmalar, bizleri hem umutlandırıyor hem de çalışmalarımıza gayret veriyor.

Geçtiğimiz Haziran ayında Devlet Arşivlerinde yapılan Osmanlıca Sertifika Töreninde, arşiv yetkilileri şunu söylediler. Bu binada sadece Osmanlının değil, Afrika, Asya, Kafkasya, Batı Avrupa gibi geniş bir alanın birikimi bulunmaktadır. Başka bir tarihçimizin söylediği üzere, dünya tarihi Osmanlı Tarihi bilinmeden yazılamaz.

Öyledir ki, dünyanın pek çok ülkesinden pek çok tarihçi Osmanlı Türkçesi öğrenmekte ve arşivlerimizde araştırmalar yapmaktadır. İleriye dönük pek çok problemin çözümünde de arşivlerimiz tarihçiler tarafından ziyaret edilecek, araştırmalar yapılacaktır.

Bu arada arşiv sadece tarihçilere değil, Osmanlıca bilen herkese açık olduğunu da lütfen bir kenara yazınız. Hem muhakkak arşivi bir kez de olsa ziyaret ediniz. Kulaktan duyduğunuz pek çok belge güzel bir müzede sergileniyor ve sizlerin ziyaretini bekliyor.

Biz de dergi olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Karşılaştığımız takipçilerimizin Osmanlıca Dergi hakkındaki hüsn-i zanlarına layık olmaya çalışıyor, öğrenmeye sağladığımız katkıdan dolayı memnun oluyoruz.

Bu ay da yine farklı belge ve çalışmalarla sizlerle birlikteyiz. Sizlerin de katkısını bekliyoruz. Atanızdan, dedenizden kalan bir belgenin çözümü olur, bir kitabe fotoğrafıyla beraber çözüp bize gönderebilirsiniz, ya da kendi el yazınızla yazdığınız uzun olmayan bir çalışma sizlerin de katkı sağlamasına vesile olabilir. Nihayetinde artık sizler de Osmanlıca okur hem de yazar oldunuz. En önemlisi, Osmanlıca okuyup yazmanın mümkün ve çok da zor olmadığını varlığınızla ispat ettiniz.

İçerisinde bulunduğumuz şehr-i Ramazanınızı tebrik eder, çalışmalarınızda muvaffakıyetler dilerim. Yeniden buluşuncaya kadar kalın sağlıcakla!

TEMMUZ SAYIMIZ
Bu Sayıyı Satın Al